İnsan yaradılışı gereği her zaman mesut olmayı ister. Bu yüzden daima çırpınır ve çabalar. Daha iyi bir işe sahip olmak daha güzel bir haneye sahip olmak, daha çok paraya sahip olmak kaygısı ise hep çalışmaya itmiştir. Bu yüzden yukarda saydığımız hedeflere erişmeyi bir mutluluk sebebi haline getirir. Dünyevileşen ve maddenin ön tasarıda olduğu dünya bize göstermiştir ki ne yazık ki bunlar ciddi anlam da mutluluk sağlayamamaktadır. İnsan daima hep daha iyiyi daha güzeli ve daha fazla malı istemiştir. Bunun ise bir hududu mevzubahis değildir.
İnsanları asıl mutlu eden şeylerin içsel değerler olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu manevi değerler ise sevmek ve sevilmek duyguları üzerine heyetidir. Bu bir takım vakit karşı cins bir takım vakit anne-baba bir takım vakit çocuk bir takım vakit da arkadaş sevgisi şeklinde tezahür eder. Şu da iyi bilinmelidir ki insan sahiden küçük şeylerle mesut olmayı bilen bir canlıdır. Yeter ki değer verildiğini hissetsin ve sevildiğini bilsin. Armağanler ise bu sevgimizi göstermenin birer nişanesidir. İnce düşünülmüş güzel bir armağan sevdiğimiz bir kişiye sınırsız bir mutluluk verebilir. Bu yüzden sevginin gösterilmesi bazen somut bir şeyler ister. Hediye sevgimizi ve muhabbetimizi göstermenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Karşımızdakinin zevklerini düşünüp aldığımız bir hediye esasen onu içten tanıdığımızın ve önem verdiğimizin göstergesidir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder